RSS

AB-RUSYA ENERJİ İLİŞKİLERİNDE TÜRKİYE FAKTÖRÜ

01 Şub

Son yıllarda enerji kaynaklarının öneminin artmasıyla beraber, enerji arz güvenliğinin önemi de artmaya başlamıştır. Enerji sağlayıcısı konumundaki ülkeler kaynaklarını güvenli yollardan ulaştırabilmek için, ithalatçı ülkeler de enerji kaynaklarına kolayca ulaşabilmek için enerji nakil projelerine büyük önem vermektedirler. Bu projelerin başında petrol ve doğalgaz projeleri gelmektedir ve özellikle doğalgaz konusunda yaşanan rekabet büyük hız kazanmaktadır. Doğalgaz ithalatçısı ülkeler sürekli ve güvenli yollardan gelebilecek doğalgaza ihtiyaç duymaktadırlar bu sebeple doğalgaz transit yollarında en ufak bir sorun bile kabul edilmemektedir.

AB’nin en önemli ve aynı zamanda en sorunlu enerji sağlayıcısı Rusya’dır. AB, gazının neredeyse yarısını, petrolünün üçte birini, kömürünün dörtte birini ve zenginleştirilmiş uranyum yakıtının tamamına yakınını Rusya’dan temin ediyor.1 Rusya, gazı siyasi amaçlarla kullanabilen bir ülke olduğu için sürekli güvenilir bir kaynak değildir. Mevcut düzende Avrupa, Rusya’dan çeşitli yollarla doğalgaz ithal ediyor ama artan Rus bağımlılığı ve AB-Rusya doğalgaz hattında aracı ülke olan Ukrayna’nın ana sağlayıcı Rusya ile olan gergin ilişkileri sonucu Avrupa’ya giden vanaları istediği gibi kapatması Avrupa’yı gelecek günler açısından korkutuyor. Böylece AB, daha güvenilir olan alternatif projeler aramak zorunda kalıyor. Bu bağlamda karşımıza Türkiye’nin transit yollardaki önemi ve Nabucco projesi çıkıyor.

NABUCCO PROJESİ VE ÖNEMİ

Ankara’da 13 Temmuz 2009’da taraf ülkeler arasında imzalanan anlaşmayla başlayan Nabucco Projesi, Ortadoğu ve Hazar Bölgesi doğalgaz rezervlerini Türkiye-Bulgaristan-Romanya-Macaristan-Avusturya Doğalgaz Hattı ile Avrupa pazarlarına bağlamayı öngören bir projedir.İlk etapta güzergah üzerindeki ülkelerin gaz ihtiyacının karşılanması amaçlanmakta, takip eden yıllarda ise Avusturya’nın Avrupa’da önemli bir doğalgaz dağıtım noktası olma özelliğinden de faydalanılarak diğer ülkelerdeki gaz taleplerindeki gelişmelere göre Batı Avrupa’ya ulaşılması amaçlanmaktadır.2 ABD’nin de Avrupa’nın gaz konusunda Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmak amacıyla destek verdiği proje, aynı zamanda Hazar Havzası’ndaki ülkelere Rus boru hatlarının dışında alternatif ihracat kanalları yaratmak amacındadır. Burada bir noktanın altını çizmek gerekir ki, Nabucco’ya ihtiyacı olan taraf Avrupa ve Amerika’dır. Her ne kadar anlaşmanın altına imza atan taraflardan birisi olmasada,ABD, Avrasya ve Avrupa’daki Rus etkisini kırabilmek için bu projeye destek vermek zorundadır. Gaz tedarikçisi olmaları planlanan Türkmenistan, Azerbaycan, Kazakistan gibi ülkeler bu proje gerçekleşmese bile ürettikleri gazı satma imkanına sahiptirler. Nabucco bu ülkeler için bir zorunluluk değil, bir tercih meselesidir.3 Ama aynı durum ABD ve Avrupa için söz konusu değildir.

SORUNLAR VE PROJENİN GELECEĞİ

Buraya kadar sorunsuz görülen proje aslında bazı sorunlara gebe gözükmektedir. AB ülkelerinin Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmak sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü  Orta Asya’dan çıkan gazın büyük bir bölümü de Avrupa’ya Rusya üzerinden naklediliyor. Moskova’nın Türkmenistan ve Azerbaycan gibi Nabucco’ya gaz sağlaması beklenen bu ülkeleri elinden kaçırmaya hiç niyeti yok. Nabucco’yu baltalama amaçlı gaz anlaşmaları Rusya tarafından sürekli gündemde tutuluyor ve Rusya etkisini kaybetmemeye çalışıyor. Türkmenistan ve Azerbaycan’la yapılan gaz anlaşmaları işin hiç de kolay olmadığının kanıtıdır.4 Örneğin Azerbaycan’la yapılan anlaşmaya göre Rusya, 1 Ocak 2010′dan itibaren Azerbaycan’dan yıllık 500 milyon metreküp doğalgaz alımına başlayacak ve anlaşmaya göre bu miktar artarak devam edecek.  Bu anlaşma ile, Türkiye’nin büyük önem verdiği ve Avrupa Birliği’nin doğalgaza erişiminde Rusya’ya alternatif oluşturması nedeniyle destek bulan  Nabucco doğalgaz boru hattı projesi Bakü’den bir darbe yemiş oldu.5 Bunlara ek olarak durumu daha da karışık hale getiren şey, AB’nin Moskova’ya karşı ortak bir politikasının olmamasıdır. Yunanistan  gibi Rusya’nın cebinde olan ülkeler var.Litvanya ve Polonya gibi Rusya’dan mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışan ülkeler var. Almanya ve İtalya gibi enerji konusunda Rusya’yla sıcak ikili ilişki içinde olan ülkeler var. Çıkarlar her ülkenin kendi başına hareket etmesine neden olmakta.Örneğin Almanya Nabucco’ya bütçeden pay ayrılmasına karşı çıkan ülkelerin başında geliyor. Çünkü; birincisi, Nabucco doğrudan Almanya’ya uzanmayı amaçlamıyor ve ikincisi, Almanya ile Rusya arasında zaten bir gaz anlaşması var ve bu anlaşmaya göre Rusya, Baltık Denizi’nin altından döşenecek boru hattıyla doğrudan Almanya’ya ulaşmayı amaçlıyor. Rusya’nın başarılı bir strateji ile AB ülkeleriyle böyle birebir  anlaşmalar yaparak “kaleyi içten fethetmesinin” yanı sıra Güney Akım gibi yine doğrudan Avrupa’ya ulaşabileceği projeleri de mevcut. Bu projeyle beraber Rusya, Karadeniz’in altından Bulgaristan’a döşenecek boru hattıyla Putin’in “parazit ülke”6 dediği Ukrayna’yı ve Nabucco’nun temel taşı ülkelerinden Türkiye’yi devre dışı bırakarak AB ülkelerine gazını ulaştırmayı hedefliyor. 11 milyar dolara mal olacagı belirtilen bu proje, ileriki zamanlarda Rusya’nın Avrupa’ya karşı siyasi açıdan elini güçlendirecektir.

DEĞERLENDİRME VE TÜRKİYE

Tüm bunları göz önünde bulundurursak; üst düzey  Amerikan yetkilisi Matt Bryza’nın da dediği gibi “Güney Akım, Avrupa’nın Rusya’ya olan enerji bağımlılığını katmerleştirecektir.”7 Eğer Avrupa, ilerde hem siyasi hem ekonomik daha kötü sonuçları olabilecek Rus bağımlılığını aşmak istiyorsa Rus gazı dışında alternatifleri  bir birlik olarak desteklemek zorundadır. İçinde ki aykırı seslerle bütünleşmek AB için faydalı olacaktır. Nabucco’nun önemi bu noktada daha fazla öne çıkmaktadır. AB’nin desteklediği Nabucco’nun amacı Rusya’yı bir kenara itmek değil, gaz tedarikini çeşitlendirmektir. Türkiye bu noktada kilit bir ülke konumundadır. Planlanan Nabucco’nun toplam 3282 kilometrelik boru hattının 1558 kilometresi Türkiye topraklarından geçmektedir. Bu nedenle enerji ihtiyacının çok büyük bir kısmını ithal eden Türkiye için Nabucco projesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de doğalgazdan elektrik elde etme yönünde atılan adımlar, Türkiye’yi dolaylı yollardan doğalgazdan sonra elektrikte de Rusya’ya bağımlı hale getirecektir. Bu sebepten ötürü en kısa zamanda kaynak çeşitliliğine gidilmesi bir zorunluluktur.8 Churchill’in “bir damla petrol, bir damla kandan daha   değerlidir” sözü doğalgaz için de söylenebilir. Doğalgazın o kadar önem kazandığı günümüzde Nabucco gibi bir proje hem AB ülkelerinin hem de Türkiye’nin yararına olacaktır. AB geleceğini Rus baskısından kurtarmak istiyorsa, bu Türkiyesiz olmaz!

Nail ELHAN

REFERANSLAR

1  “Nabucco nedir, ne değildir” http://www.euractiv.com.tr/enerji/analyze/nabucco-nedir-ne- degildir–006341

http://www.nabucco-pipeline.com

3  Halit Gülşen, “Boru Hattı Savaşları:Düellonun Yeni Adı Güney Akım-Nabucco”, Stratejik Analiz, No.110, Ankara, s.41

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/13280340.asp?gid=254

http://www.euractiv.com.tr/enerji/article/rus-azeri-gaz-anlasmasi-ortaligi-karistirdi-006195

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=225109

http://www.palhaber.com/haber/ekonomi/ekonomi-genel/abd–guney-akimi-projesine-karsi.html

8  Halit Gülşen, “Boru Hattı Savaşları:Düellonun Yeni Adı Güney Akım-Nabucco”, Stratejik Analiz, No.110, Ankara, s.43

 
Leave a comment

Posted by 01 Şubat 2010 in uluslararası

 

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.